Karaova Düğünü Türkü Hikayesi

Karaova Düğünü Türkü Hikayesi

13 Mayıs 2020 1 Yazar: Sıdıka Vişne

Karaova düğünü. Muğla’da Hacıgümüşoğlu Hüseyin’e söylenmiştir bu zeybek.
Hüseyin ve Murat iki dost ağanın oğulları, aralarında bitmez bir rekabet evvelden beri. Yine de severler birbirlerini; istemezler ayağına taş değsin. Dertleri bir kendilerine.

Hüseyin, Hacıgümüşoğlu; Murat, Efe… Yıllar yılı paylaşamazlar av kekliklerini, tırmanmalık ağaçları, göl kenarını. Yıllar olmuş, rekabet içinde köklenen dostluk gizliden gizliye bağlamış bu iki efeyi. Hâlâ bilek güreşleriyle, at yarışlarıyla acı tatlı rekabet etmeye devam ederlermiş.

Karaova düğünüKader bu ya, Murat’ın güzeller güzeli kız kardeşi Şefika’nın yazısı Hüseyin’in alnına yazılmış. Kızın da gönlü düşer Hacıgümüşoğlu Hüseyin’e. Murat bunu duyunca küplere biner haliyle. ”Benim” der; ”Kardeş bilip evime aldığım, kız kardeşime yan gözle mi bakarmış” der. Sanar ki Hüseyin ona nispet yapar, o yüzden ister kızı. Fakat sevda bu, başka şeye benzemez.

Murat razı olmasa da, Şefika ile Hüseyin’in davulları çalınır, nikahları kıyılır. Murat ile Hüseyin’nin araları iyiden iyiye açılır bu düğünden sonra. Fakat elbet bir sonu olmalıdır bu küslüğün; kandır, candır kardeş. Bırakılamaz. Günler günler sonra bu dargınlık nihayet Karaova’dan gelen düğün okutması ile kırılır.

Karaova Düğünü Gece Kuruldu

O zamanlar Muğla’da düğün çalacak olanlar, uzak köylere atlılarla ”okutma” denen düğün davetlerini gönderirilermiş. Bu düğünün sahibi ise hem Murat’ın hem Hüseyin’in can dostudur. Gitmemek olmaz. Vesile oluyor Murat gidiyor eniştesinin evine, şaka ile karışık:
‘’Sağda solda benim atım Murat’ın atını geçer dermişsin, Karaova yolunda göster hünerini’’ deyip hoşça bir davet ediyor Hüseyin’e.

Hüseyin ayrı, Şefika ayrı, köy halkı ayrı seviniyor bu davete. Gün aşmadan allı atlarla enişte kayın yola çıkıyorlar güle oynaya.

Milas’ta Süvari Hakkı’nın hanında dinleniyorlar hoş sohbet eşliğinde. Murat tabancasının kabzasını yaptırmak için Süvari Hakkı’ya veriyor. Hüseyin’e de tavsiye ediyor tabancasını yenilemesini. Hüseyin ‘’Yola çıktık tabancasız olur mu?’’ dese de Murat ‘’Korktun mu eniştelik, ben seni korurum’’ diyor Hüseyin’e. Bunun üzerine daha fazla silah taşımak yaraşır mı Hacıgümüşoğlu’na? Veriyor tabancayı. Yiğitlik korku taşımaz elbet.

Kimileri der ki Murat aklına koymuştur Hüseyin’i vurmayı, o yüzden tabancasını sormuştur. Fakat çoğu kimse buna inanmaz; çünkü Murat da Hüseyin de mert adamlardır, arkadan iş çevirmezler, bu böyle bilinir herkesçe.

Akşam oluyor Karaova’da düğün kuruluyor. Davulcular Murat’ı ve Hüseyin’i karşılıyorlar. Önce Hüseyin’ın önüne diz çöküyorlar. Hüseyin bir çeyrek altın veriyor davulcuya. Murat ise bir yarım altın veriyor bahşiş niyetine. Bu davranış Hüseyin’in hiç hoşuna gitmese de dost hatırı, susuyor.

Muğla düğünlerinde adettir: düğün başlamadan önce ahali tarafından nüfuzlu görülen kişi; davulculara, güreşçilere ”Heyy!” diye seslenip düğünü başlatır. Bu adete ”Hey çekme” denir.

Damadın babası, davulcuların karşılamasında olanları görünce oğluna ‘’Bu nasıl akrabalıktır, Murat eniştesine ayıp etti, ben hey çekme işini Hüseyin’e vereceğim’’ diyor. Damat ‘’Aman baba, onları birbirine düşürme, Murat’ı zapt edemeyiz’’ dese de, babasını ikna edemiyor.

Murat bunu duyunca küplere biniyor. Ee tabi, kolay mı bir düğünde iki ağa ağırlanmak. Hüseyin içerideyken murat sesleniyor davulculara… İşte öfke ateşinin ilk yalımları. Hüseyin: ‘’Ben ki Hacıgümüşoğlu’yum, sana mı düşer ben dururken hey çekmek?’’ diye üstüne yürüyor Murat’ın. Murat o anki öfkeyle ‘’Sen Hacıgümüşoğlu isen bundan böyle bana da Murat Efe desinler!’’ diyerek saplıyor hançeri Hüseyin’in kalbine.

Bir anlık öfke, benlik davası ve kaybolan dostluk…Sonra Karaova Düğünü türkü oluyor dilden dile, şu mısralara dökülüyor Hüseyin’in acısı:

Karaova düğünü gece kuruldu
Varır varmaz güveyin adı soruldu
Pehlivanlar meydana çıktı soyundu
O zaman Hacıgümüşoğlu vuruldu

Vurma Murat yakışmaz senin şanına
İnsan eniştesinin kıyar mı canına

Karaova’ya vardık güle oynaya
Aziz arkadaşımı eve koymaya
Acımadın mı Murat beni vurmaya
Al kanların içinde kabre koymaya

Vurma Murat yakışmaz senin şanına
İnsan eniştesinin kıyar mı canına

Civar halkın anlattıklarına göre Murat Efe ömrünü hapislerde geçirmiş. Dul kalan kız kardeşinin canı öyle yanmış ki ”Murat yedin yiğidimi, öldüğün gün kurban keseceğim!” diye feryat etmiş. Sözünü tutmuş da…

Diğer yazılarımız

Bizi Sosyal Medyadan da takip edebilirsiniz.
Facebook
Twitter
İnstagram